Make your own free website on Tripod.com

Propolis

Msn ve Mail : teknikaricilik@hotmail.com

''ARI ZAMKI'' PROPOLİS ŞİFA KAYNAĞI


Arıların kovan içinde enfeksiyonlara karşı kullandığı propolisin, antiviral, antifungal ve antibakteriyel özellikleriyle eski çağlardan beri birçok rahatsızlığın tedavisinde yaygın olarak kullanıldığı bildirildi. Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Araştırma Görevlisi Lütfiye Yılmaz, yaptığı açıklamada, ''Arı zamkı'' olarak da bilinen propolisin, işçi arılar tarafından toplanan nektarın, kovanda polen ve arıların salgıladıkları çeşitli enzimlerle biyokimyasal değişikliğe uğratılarak elde edilen reçinemsi bir madde olduğunu söyledi.

Arıların bu maddeyi petek gözlerinin cilalanması, kovanda oluşan çatlakların, yarıkların kapatılması ve kovanın dezenfekte edilmesinde kullandığını ifade eden Yılmaz, propolisten, insanların da eski çağlardan beri çeşitli amaçlarla yararlandığını kaydetti. Tıpta antiviral, antifungal (Mantar karşıtı) ve antibakteriyel özellikleriyle yararlanılan propolisin kimyasal özelliğinin, toplandığı bölge, bitki kaynağı ve mevsime göre değişiklik gösterdiğini dile getiren Yılmaz, bazı çalışmalarda propolisin, insan sağlığı için önemli olan protein, karbonhidrat, çeşitli mineraller ve az miktarda da olsa vitaminler içerdiğinin belirlendiğini vurguladı.

 

Arı kovanından gelen sağlık

"Propolis", arıların kovanları örtmek amacıyla, bitkilerin tomurcuklarından, hazırladıkları sarımsı, esmer renkli, reçinemsi maddeye verilen isim. Mikroorganizmalara karşı 'mikropkıran' etkileri nedeniyle kovanları koruyucu özelliği var. Propolis, son yıllarda dikkati çeken bir doğal ürün olmasına karşılık, halk tarafından kullanılışı çok uzun bir geçmişe sahip. Şüphesiz yararları hakkında birşeyler duymuşsunuzdur. Propolis'in başlıca etkili bileşenlerinin flavonoitler, fenolik bileşikler ve terpenler olduğu biliniyor. Ancak bileşimi hakkında kesin bir şey söylemek mümkün değil. Toplandığı yerin iklim ve coğrafik özelliklerinin yanı sıra, arıların yararlandıkları ağaçların ve bitkilerin cinsi gibi çeşitli etkenlere bağlı olarak bileşimi büyük farklılıklar göstermektedir. Yapılan çalışmalar, ılıman bölgelerden, subtropik ve tropiklerden elde edilen propolis ürünlerinin bileşimlerinin büyük ölçüde farklılık gösterdiğini ortaya koymuş. İlginç olan husus, bileşimlerinin bu kadar farklı olmasına rağmen biyolojik etkilerinin birbirine çok benzer olması. Arılar hangi bitki kaynağını kullanırlarsa kullansın propolis, amaçları doğrultusunda, 'kovanları koruyucu' özelliğini ve etkilerini sağlayabiliyor.
 

İLTİHAP GİDERİCİ

Propolis'in başlıca etkileri; mikropkıran, iltihap giderici, antioksidan, bağışıklık sistemini uyarıcı ve antikanserojenik olması. Propolis'in en dikkati çekici özelliği, geniş bir etkinlik spektrumuna sahip mikropkıran etkisi. Bakteri, virüs, mantar gibi farklı tip mikroorganizmalara, hatta protozoa (giardia) veya grip, uçuk ve HIV virüslerine karşı bile etkili. Bu etkinlik bilimsel çalışmalar ile de ortaya konulmuş. Bu kadar geniş etki spektrumuna sahip olmasına karşılık yine de antibiyotiklerin yerine bir alternatif olarak değerlendirilmesi son derece yanlış olur. Propolis taşıyan ilaçlardan antibiyotik tedavilerinde yardımcı olarak veya koruyucu tedavilerde yararlanmak daha doğru olur. Mesela, boğaz pastili, gargara, şurup veya boğaza sıkılan sprey tipi formülasyonlar en uygun olanları. Ancak burada bir soruna dikkatinizi çekmek isterim; propolis pahalı bir ürün olduğundan piyasada bulunan ürünlerde yeterli miktarda propolis bulunmayabiliyor. Hatta gerekli miktarın onda biri gibi düşük bir miktar ilave edilerek kandırmaca yapılabiliyor. Bu tip ürünler genel olarak 'gıda desteği' adı altında Tarım Bakanlığı'ndan alınan izin ile piyasaya sürüldüğünden yeterli miktarda propolis taşıyıp taşımadığı kontrol edilmiyor.

TEDAVİYE YARDIMCI

Yetişkin veya çocuk herkes tarafından, antibiyotik kullanılmasının zorunlu olmadığı basit enfeksiyonlarda bu tip ürünlerin tercih edilmesi, tedaviye yardımcı olacaktır. 1-5 yaşları arasında, 430 çocuk üzerinde yürütülen bilimsel nitelikte bir klinik çalışmada, echinacea, propolis ve vitamin C taşıyan bir şurup üç ay boyunca çocuklara verilmiş. Yapılan değerlendirme sonucunda, çocuklarda dönem içerisindeki üst solunum yolu rahatsızlığına yakalanma sıklığında, yani hasta olduğu günlerin sayısında, yüzde 55'lik bir azalma sağlanmış. Literatürde echinacea ve diğer bazı bitkiler ile kombine tedavilerde ağızda tekrarlayan aft yaraları, divertikulit gibi vakalarda başarı ile kullanıldığı yer almaktadır

Propolis

Arının reçine salgılayan ağaçlardan (çeşitli çam türleri, atkestanesi, gürgen, söğüt, karaağaç, kayın, kestane, kayak tomurcukları gibi.) toplayarak kovan çatlaklarını, kapısını sıvamak için yaptığı maddedir. Yanı sıra kovana girip ölen fare, kertenkele gibi, dışarı atamadıklarını da her yönden zararsız duruma getirebilmek için bu madde ile sıvar. Propolis çok iyi bir dezenfekte maddesidir. Eski Mısırlıları n ölülerini mumyalamakta, Yunanlılar ve Romalıların yaraları tedavi etmekte kullandıkları ileri sürülen propolis, uzun süre ihmale uğramış, hatta unutulmuşsa da, son yıllarda insan sağlığındaki olumlu değeri tekrar anlaşılarak incelenmeye, kullanılmaya başlanmıştır.

Ülkemizde propolise çeşitli adlar verilmektedir: Eğir mumu, eğer mumu, eğil mumu, eğin mumu, eğri mum, girabolu, girebo, kirebeli, kirebolu, pirebolu.


Rengi: Arının topladığı yöreye göre değişirse de, sarımsı kahverengi kırmızımsı yeşildir.


Saklanması: Ağzı sıkıca kapanabilen ışık geçirmez kaplarda 3-8 derece arasında saklanır.


Yan etkileri: İçindeki çiçektozunun %1 insanda alerji yapması dışında herhangi bir yan etkisi yoktur.


Propolis suda erimediğinden toz olarak alındığında bozulmadan dışarı çıkar. En az %70, en çok %90lık alkolde eritilerek kullanılır.


İçindeki birkaç madde: İçindeki maddelerin oranı yöreye göre değişir. (Örneğin içersindeki balmumu oranı %10 ile %40 arasında değişebilir). Reçine, balsam. balmumu, çiçektozları, çeşitli mineraller (alüminyum, bakır, çinko, demir, kalsiyum, mangan, silisyum, stronsiyum, vanadyum), vitaminler (E, H, P, B kompleksi), yağ asitleri. Bunların dışında flavone, vanilin, isovanilin, aminoasit,...


Son yıllarda hekimlerin (araştırmacıların) yayınladığı raporlardan propolisle iyi sonuçlar alındığını okuyoruz. Birçok hastalıkta hastaların büyük bölümünün şikayetlerinin ortadan kalktığı, diğer bölümünde hastalığın görülür derecede gerilediği, çok az bölümünde ise, etkisiz kaldığı bildirilmektedir. Günümüzde birçok hastalığa karşı kullanılmakta, kullanılma alanı daha da genişletilmeye çalışılmaktadır. Genellikle (ergenlik çağına gelen) gençlerde yüzde görülen rahatsız edici sivilcelere (akne) karşı, propolisle hazırlanmış kremle iyi sonuçlar alınmaktadır.

                              detaylı bilgi için : www.arisutu.net